Karadağ’da “Avrupa Yolu” Düğümü: Cumhurbaşkanı ve Hükümet Arasında Yasama Krizi

Karadağ’da “Avrupa Yolu” Düğümü: Cumhurbaşkanı ve Hükümet Arasında Yasama Krizi
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Karadağ

​Karadağ’da “Avrupa Yolu” Düğümü: Cumhurbaşkanı ve Hükümet Arasında Anayasal Kriz

 ​Batı Balkanlar’ın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine en yakın adayı olarak gösterilen Karadağ, son haftalarda başkent Podgorica’da patlak veren derin bir siyasi krizin pençesinde. Cumhurbaşkanı Jakov Milatović’in, parlamentodan geçen ve AB müfredatıyla uyumlu olduğu belirtilen 25 yasayı veto ederek geri göndermesi, hükümet ile devletin zirvesi arasında daha önce eşi benzeri görülmemiş bir “yetki savaşı” başlattı.

​ X üzerinden kamuoyuna yansıyan bu sert tartışma, sadece bir yasama prosedürü değil, ülkenin gelecekteki stratejik rotasına dair bir vizyon çatışması olarak nitelendiriliyor.

​Krizin Anatomisi: 25 Yasa Neden Veto Edildi?

​ 2024 sonu ve 2025 başı itibarıyla Karadağ Meclisi, AB Komisyonu’nun beklediği reform paketlerini hızlandırmak amacıyla yoğun bir mesai harcadı. Ancak Cumhurbaşkanı Jakov Milatović, söz konusu yasaların “yeterince tartışılmadan”, “şeffaflıktan uzak” ve “kurumsal denetim mekanizmalarını zayıflatacak şekilde” onaylandığını savunarak veto yetkisini kullandı.

 ​Milatović’in itirazları özellikle şu üç ana başlıkta toplanıyor:

  1. Kurumsal Bağımsızlık: Bazı yasaların merkezi hükümete, özerk kurumlara müdahale etme yetkisi tanıdığı iddiası.
  2. Prosedür İhlalleri: Yasaların, sivil toplum ve muhalefetle istişare edilmeden “hızlandırılmış paket” şeklinde geçirilmesi.
  3. Anayasal Uygunluk: Kararnamelerin Karadağ Anayasası’nın temel ilkeleriyle çeliştiği savunusu.

​Hükümetin Yanıtı: “Avrupa Yoluna Engel Çıkarılıyor”

 ​Hükümet kanadı, özellikle Avrupa İşleri Bakanı Maida Gorčević ve Başbakan Milojko Spajić liderliğindeki ekip, Milatović’in hamlesini “popülist bir engel” olarak tanımlıyor. Bakan Gorčević, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamalarda, bu vetoların ülkenin AB ile müzakerelerinde kazandığı ivmeyi kaybetmesine neden olacağını vurguladı.

 ​Hükümet savunucularına göre bu yasalar, Brüksel’den gelen doğrudan tavsiyeler üzerine hazırlandı ve gecikme yaşanması durumunda Karadağ’ın 2028 olan tam üyelik hedefi hayal olabilir. Hükümet destekçileri X üzerinde #EvropaSad (Avrupa Şimdi) etiketiyle Cumhurbaşkanı’nı “eski rejimin taktiklerini uygulamakla” ve “siyasi ego savaşı yürütmekle” suçluyor.

​Kamuoyu Bölündü: Karadağ Hazır mı?

 ​Dijital platformlarda halkın tepkisi ise ikiye bölünmüş durumda. Bir kesim, AB yolunda ne pahasına olursa olsun hızlanılması gerektiğini savunurken; diğer kesim, Milatović’in “demokratik denetim” vurgusunu haklı buluyor.

​ Kullanıcıların en çok sorduğu soru ise şu: “Karadağ, kurumlarını demokratikleştirmeden sadece kağıt üzerindeki yasalarla AB’ye girmeye gerçekten hazır mı?” Bu soru, ülkede uzun yıllardır süregelen yolsuzlukla mücadele ve yargı reformu tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.

Karada[

Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar

 ​Brüksel krizi yakından takip ediyor. AB Karadağ Delegasyonu, süreci “iç siyasi bir mesele” olarak tanımlasa da, reformların sürdürülebilirliği konusunda endişelerini gizlemiyor. Balkan uzmanlarına göre, Milatović ve Spajić arasındaki bu çekişme, Karadağ’ın bir zamanlar sahip olduğu “Bölgenin AB favorisi” imajını zedeleyebilir.

 ​Öte yandan, komşu ülkeler Sırbistan ve Arnavutluk’ta da bu kriz, “AB genişleme politikasının iç siyasete kurban edilmesi” örneği olarak analiz ediliyor. Eğer kriz çözülemezse, Karadağ’ın erken seçime gitmesi ya da anayasa mahkemesinde uzun sürecek bir hukuk savaşına girmesi işten bile değil.

Uzlaşı mı, Kaos mu?

​ Karadağ’daki bu kriz, Balkan demokrasilerinin en büyük sancısını bir kez daha gözler önüne seriyor: Hız vs. Kalite. Hükümet, AB trenini kaçırmamak için hızlı hareket etmek isterken; Cumhurbaşkanlığı, bu hızın demokratik standartları aşındırdığını iddia ediyor.

​ Önümüzdeki günlerde meclisin, Milatović tarafından geri gönderilen yasaları yeniden oylaması bekleniyor. Anayasaya göre, meclis yasaları ikinci kez (değiştirmeden) onaylarsa, Cumhurbaşkanı’nın bunları imzalamaktan başka yasal seçeneği kalmıyor. Ancak bu durumun taraflar arasındaki siyasi uçurumu daha da derinleştireceği kesin.

​ Karadağ’ın “Avrupa Yolu”, bugün hiç olmadığı kadar engebeli görünüyor. Brüksel’in bu süreçteki arabulucu ya da gözlemci rolü, ülkenin 2026 rotasını belirleyen temel faktör olacak.

​Kaynakça

  • Vijesti (Karadağ): “Milatović: Karadağ 2026’da İş, Düzen ve Haysiyetle Tanınmalı” (31 Aralık 2025 – 6 Şubat 2026 güncellemeleri). Milatović’in yasama sürecindeki “denetim” vurgusu ve anayasal çözüm önerilerine dair detaylar bu kaynaktan doğrulanmıştır.
  • European Western Balkans (EWB): “Milatović’in Kararı Müzakere Fasıl Kapanışlarını Yavaşlatabilir” (4 Şubat 2026). 25 yasanın veto süreci ve “Mavi Bayraklı” (AB öncelikli) yasaların teknik detayları için referans alınmıştır.
  • MINA News Agency: “Milatović, Meclis Tarafından Tartışılmadan Kabul Edilen 25 Yasayı Geri Gönderdi” (3 Şubat 2026). Yasaların meclis genel kurulundaki 87 dakikalık kabul süreci ve prosedür verileri bu kaynaktan sağlanmıştır.
  • Karadağ Cumhurbaşkanlığı Resmi Duyuruları (X – @JakovMilatovic): Cumhurbaşkanının reformların niteliğine ve “açık liste” seçim sistemine dair doğrudan açıklamaları.
  • Karadağ Avrupa İşleri Bakanlığı Açıklamaları: Bakan Maida Gorčević’in X platformu üzerinden süreci “Avrupa yoluna engel” olarak nitelediği resmi paylaşımlar.
  • Anadolu Ajansı (AA) & Sanayi Haber Ajansı: Karadağ’ın 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla 32. faslı tamamlama süreci ve bölgesel istikrar açıklamaları (8 Şubat 2026).

Not: Makalede kullanılan “2028’de 28. Üye” vizyonu, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Ekim 2025’teki Podgorica ziyaretinde dile getirdiği ve 2026 başındaki krizle yeniden tartışmaya açılan resmi bir hedeftir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ