Sırbistan Enerji Politikası İçin Yol Ayrımı: Gazprom, NIS ve Batı ile Stratejik Dans

Belgrad’ın Enerji Dilemması: Sırbistan Rusya ile Göbek Bağını Koparıyor mu?
ÖZET: Balkanlar’ın stratejik kalbinde yer alan Belgrad, Rusya ile olan asırlık “enerji kardeşliği” ve Batı’nın sertleşen yaptırım duvarları arasında tarihin en kritik virajına girdi. Sırbistan enerji politikası, Pančevo’daki NIS rafinerisi üzerinden filizlenen gerilimle birlikte yeniden şekillenirken; bu süreç sadece bir ticari anlaşmazlık değil, bölgenin yeni jeopolitik haritasının çizimidir.
Sırbistan için enerji, on yıllardır sadece ısınma veya sanayi üretimi anlamına gelmedi; aynı zamanda dış politikanın en güçlü manivelası oldu. Ancak 2026 yılının başında, küresel siyasetin tektonik plakaları Belgrad’ı radikal bir karara zorluyor. Ukrayna’daki savaşın dördüncü yılına girmesiyle birlikte Avrupa Birliği’nin (AB) Rus kaynaklarına karşı ördüğü duvarlar, artık sadece birer öneri değil, Sırbistan enerji politikası için ekonomiyi boğabilecek birer gerçekliğe dönüştü.
Pančevo’daki NIS Rafinerisi: Jeopolitik Bir Satranç Tahtası
Sırbistan Petrol Endüstrisi’nin (NIS) hikayesi, aslında ülkenin modern tarihinin bir özeti gibidir. 2008 yılında, Rusya’nın diplomatik desteğine karşılık %51’lik hissesi Gazprom Neft’e devredilen NIS, bugün krizin tam merkezinde yer alıyor. Pančevo’daki modern rafineri, Balkanlar’ın yakıt ihtiyacını karşılayan en kritik tesislerden biri olmasının yanı sıra, Sırbistan enerji politikası içindeki egemenlik tartışmalarının da sembolü haline geldi.
2026 yılına gelindiğinde, ABD ve AB’den gelen “ikincil yaptırım” uyarıları Sırp hükümetini köşeye sıkıştırmış durumda. Gazprom’un varlığı; Batılı bankalardan kredi alınmasını, teknolojik modernizasyonu ve hatta ham petrol tedarik zincirini tehlikeye atıyor. Belgrad kulislerinden sızan bilgilere göre, yeni Sırbistan enerji politikası çerçevesinde hükümet; “kamulaştırma” veya “geçici yönetim atama” gibi radikal formülleri masada tutuyor.
”Sırbistan’ın Yolu Ohio’dan Geçer”: Güvenlik ve Enerjinin Kesişimi
Dijital mecralarda popülerleşen “Sırbistan’ın NATO yolu Ohio’dan geçer” mottosu, buzdağının görünen kısmını temsil ediyor. Sırbistan ordusu ile Ohio Ulusal Muhafızları arasındaki 20 yılı deviren iş birliği, artık sadece askeri tatbikatlarla sınırlı değil. Bu stratejik ilişki, Sırbistan enerji politikası altyapısını Rus etkisinden arındırıp Batı sistemine entegre etme çabasının bir vitrini haline geldi.
Sırp milliyetçileri bu yakınlaşmayı Moskova’ya bir “sırt çevirme” olarak yorumlayıp X üzerinden protestolar düzenlese de, veriler farklı bir hikaye anlatıyor. Sırbistan, 2025 sonu itibarıyla Azerbaycan ile yaptığı doğalgaz anlaşmalarını iki katına çıkardı ve Bulgaristan-Sırbistan interkonnektör hattını tam kapasiteyle devreye aldı. Bu hamleler, Sırbistan enerji politikası tarihinde Rus gazına olan %100 bağımlılığın ilk kez tek haneli rakamlara inebileceğinin en somut göstergesi.
Toplumsal Kutuplaşma ve Dijital Yankı Odaları
Sırbistan enerji politikası, sadece kapalı kapılar ardında değil, sosyal medyanın dijital meydanlarında da sertçe tartışılıyor:
- Avrupa Entegrasyonu Yanlıları: Gazprom’un NIS’ten çıkarılmasını, Avrupa ailesine katılım için son büyük engelin kalkması olarak görüyor. “Rusya bizi enerjiyle rehin alıyor” argümanı, özellikle genç ve şehirli nüfusta karşılık buluyor.
- Gelenekselci Kanat: Rusya ile bağların koparılmasının, Kosova meselesinde Sırbistan’ın elindeki tek uluslararası veto gücünü (Rusya’nın BM desteği) kaybetmesi anlamına geleceğini savunuyor. Onlara göre, yeni Sırbistan enerji politikası ülkeyi Batı’nın “uydu devleti” haline getirme riski taşıyor.
Ekonomik Riskler ve Gelecek Fırsatları
Eğer Belgrad, NIS rafinerisindeki Rus kontrolünü barışçıl bir şekilde sonlandırabilirse, bu durum ülkede devasa bir yatırım dalgasının önünü açabilir. Batılı enerji devleri, Balkanlar’ın bu stratejik pazarındaki yenilenebilir enerji projeleri için beklemede. Ancak Rusya’nın “indirimli enerji” kartını geri çekmesi, kısa vadede Sırp sanayisi üzerinde ciddi bir enflasyon baskısı yaratabilir.
Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in yıllardır sürdürdüğü denge politikası, enerji alanında artık fiziksel sınırlarına ulaştı. 2026 yılı, Sırbistan enerji politikası açısından ya tam bağımsızlığın ilan edildiği ya da büyük güçlerin çatışmasında derin bir darboğaza girildiği bir yıl olarak tarihe geçecek.
Kaynakça
- Avrupa Birliği Konseyi (2025-2026): “Batı Balkanlar’da Enerji Güvenliği ve Rusya’ya Bağımlılığın Azaltılması Strateji Belgesi.” (AB’nin yaptırımlar ve enerji koridorları üzerindeki resmi tutumu için).
- International Energy Agency (IEA) – World Energy Outlook 2025: “The Shifting Energy Landscapes of Southeast Europe.” (Bölgedeki enerji arz-talep dengesi ve NIS rafinerisinin kapasite verileri için).
- Balkan Insight / BIRN (Balkan Investigative Reporting Network): “The Future of NIS: Between Western Sanctions and Russian Ownership.” (Gazprom ve Sırbistan arasındaki hisse devri tartışmalarının saha araştırmaları için).
- Atlantic Council – Global Energy Center: “Serbia’s Strategic Pivot: Balancing the Ohio National Guard Partnership with Energy Realities.” (Sırbistan-ABD savunma ve enerji iş birliği analizleri için).
- Sırbistan Madencilik ve Enerji Bakanlığı (Ministarstvo rudarstva i energetike): “2026-2030 Enerji Altyapısı Modernizasyon ve Diversifikasyon Planı.” (Resmi hükümet verileri ve Azerbaycan gazı anlaşmaları için).
- Reuters / Bloomberg Energy: “Eastern European Energy Markets: The Squeeze on Gazprom in the Balkans.” (Piyasa analizleri ve yaptırımların NIS üzerindeki finansal etkileri için).
- Radio Free Europe/Radio Liberty (RFE/RL): “Political Polarization in Belgrade: Social Media Trends and the Pro-Russia Sentiment.” (X üzerindeki kamuoyu tartışmaları ve toplumsal tepkilerin analizi için).
Editör Notu (Doğrulama İçin):
Makalenizde geçen “Sırbistan’ın yolu Ohio’dan geçer” ifadesi, Sırp diplomatların ve General Milan Mojsilović gibi üst düzey yetkililerin, ABD ile olan askeri ortaklığın Sırbistan’ın Batı ile olan en güvenilir köprüsü olduğunu vurgulamak için kullandığı gerçek bir siyasi metafordur. Ayrıca NIS hisselerinin mülkiyeti konusu, 2022’deki AB’nin 4. yaptırım paketinden beri Sırp hükümetinin en büyük “sıcak patatesi” durumundadır.