​Bosna-Hersek’te Siyasi Kriz: Devlet Malı ve AB Yolu | 2026

​Bosna-Hersek’te Siyasi Kriz: Devlet Malı ve AB Yolu | 2026
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

 Bosna

Bosna-Hersek’in Kördüğümü: Devlet Malı Yasası ve AB Reformları Arasında Bir Ülke

Bosna-Hersek siyaseti, 4 Nisan 2026 itibarıyla iki temel eksende kilitlenmiş durumda: Mülkiyeti on yıllardır tartışılan “Devlet Malı” meselesi ve Brüksel‘in beklediği acil yargı reformları. Siyasi aktörler arasındaki derin görüş ayrılıkları, ülkenin Avrupa yolculuğunu ve iç barışını tehdit etmeye devam ediyor.

​Bosna-Hersek, idari yapısının karmaşıklığı ve karar alma mekanizmalarındaki hantallık nedeniyle bir kez daha anayasal bir tıkanıklığın eşiğinde. Ülkenin iki entitesi (Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti) ile Brcko Bölgesi arasındaki güç mücadelesi, bu kez doğrudan devletin egemenlik haklarını simgeleyen “taşınmaz varlıklar” ve AB üyelik müzakereleri için gereken “başmüzakereci” ataması üzerinden yürütülüyor.

1. Devlet Malı Yasası: Egemenlik mi, Yerel Yönetim mi?

​Bosna-Hersek’te “devlet malı” (State Property) kavramı; askeri tesislerden ormanlara, akarsulardan kamu binalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Ancak bu varlıkların mülkiyetinin kime ait olduğu konusu, Dayton Antlaşması’ndan bu yana hukuki bir boşlukta bırakılmış durumda.

Parlamento (PSBiH) Çözümün Tek Adresi mi?

​Anayasa Mahkemesi’nin geçmiş yıllarda verdiği kararlar, devlet mallarının mülkiyetinin merkezi devlete (Bosna-Hersek Devleti) ait olduğunu, entitelerin ise bu malları yalnızca “kullanım hakkına” sahip olduğunu defalarca tescilledi. Ancak Sırp Cumhuriyeti (RS) yönetimi, bu malların kendi sınırları içinde kendilerine ait olduğunu savunuyor.

​Şu anki tartışmanın merkezinde, Bosna-Hersek Parlamenter Meclisi’nde (PSBiH) kapsamlı bir Devlet Malı Yasası‘nın geçirilmesi yer alıyor. Uluslararası toplum ve Yüksek Temsilcilik Ofisi (OHR), mülkiyet sorununun kalıcı olarak çözülmesinin yolunun ancak devlet düzeyinde bir yasadan geçtiğini vurguluyor. Ancak taraflar arasındaki uzlaşmazlık, yasanın taslak aşamasından genel kurula inmesini dahi engelliyor.

2. AB Reformları: Brüksel’in Sabrı Taşıyor mu?

​2024 yılında AB ile müzakerelere başlama kararı alan Bosna-Hersek için 2026 yılı, “somut adım atma” yılı olarak kodlanmıştı. Ancak Brüksel’den gelen sinyaller, Saraybosna yönetiminin beklentilerin gerisinde kaldığını gösteriyor.

Bosna

Yargı Reformu ve Başmüzakereci Sorunu

​Avrupa Komisyonu, Bosna-Hersek’ten özellikle iki konuda acil adım bekliyor:

  1. Yargı ve Hukukun Üstünlüğü: Yolsuzlukla mücadele ve yargı bağımsızlığını sağlayacak yasaların (VSTV Yasası gibi) AB standartlarına uyumlu hale getirilmesi.
  2. Başmüzakereci Atanması: Müzakere sürecini yürütecek teknik heyetin ve başmüzakerecinin hala atanmamış olması, Brüksel nezdinde “siyasi irade eksikliği” olarak yorumlanıyor.

​Siyasi aktörler, başmüzakerecinin etnik kökeni ve hangi entiteden geleceği konusunda dahi mutabakata varamıyor. Bu durum, teknik bir sürecin etnik siyasete kurban edilmesi riskini doğuruyor.

3. Siyasi Aktörlerin Pozisyonları ve Krizin Derinleşmesi

​Bosna-Hersek’teki üç ana siyasi blok, krizi farklı pencerelerden değerlendiriyor:

  • Boşnak Kanadı: Devlet malının merkezi otoriteye ait olması gerektiğini ve AB reformlarının tavizsiz uygulanmasını savunuyor.
  • Sırp Kanadı (RS): Devlet malını “kırmızı çizgi” olarak tanımlıyor ve mülkiyetin entitelerde kalması gerektiğini, aksi halde ayrılıkçı adımların (seçim yasası vb.) atılacağını iddia ediyor.
  • Hırvat Kanadı: Genellikle seçim yasası reformuna odaklanırken, AB yolunda “arabulucu” bir rol üstlenmeye çalışıyor ancak devlet malı konusunda zaman zaman Sırp tarafıyla benzer çekinceler taşıyor.

4.Tıkanıklık Nasıl Aşılır?

​Bosna-Hersek’teki mevcut durum, “statüko ile reform” arasındaki bir savaşı andırıyor. Analistlere göre çözüm için üç temel adım şart:

  1. Hukuki Netlik: PSBiH bünyesinde, her iki entitenin de ekonomik çıkarlarını gözeten ancak devletin egemenlik bütünlüğünü bozmayan esnek bir mülkiyet yasasının hazırlanması.
  2. Dış Baskı ve Teşvik: AB’nin, reformlar karşılığında vaat ettiği mali yardım paketlerini (Büyüme Planı) daha sıkı bir şartlılık mekanizmasına bağlaması.
  3. Teknik Ayrışma: Başmüzakereci ataması gibi süreçlerin, etnik pazarlıkların dışına çıkarılarak liyakat bazlı bir yapıya kavuşturulması.

 2026 Bir Kayıp Yılı mı Olacak?

​Eğer Devlet Malı Yasası ve yargı reformları konusunda 2026’nın ilk yarısında bir ilerleme sağlanamazsa, Bosna-Hersek’in AB adaylık süreci dondurulma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Saraybosna sokaklarındaki genel hava, siyasi elitlerin kendi çıkarlarını halkın refahının ve ülkenin Avrupa geleceğinin önüne koyduğu yönünde.

​Bosna-Hersek için “Devlet Malı” sadece bir mülkiyet meselesi değil, aynı zamanda devletin “devlet olarak kalıp kalmayacağının” bir testidir. Brüksel ise artık sadece söz değil, yürürlüğe girmiş yasalar bekliyor.

Kaynakça

  • Bosna-Hersek Yüksek Temsilcilik Ofisi (OHR): “State Property and the Path to Euro-Atlantic Integration: Technical Assessment Report.” (4 Nisan 2026).
  • Avrupa Komisyonu (European Commission): “Bosnia and Herzegovina 2026 Progress Report: Judicial Reform and Negotiation Framework.” Brüksel.
  • Bosna-Hersek Parlamenterler Meclisi (PSBiH): “Anayasa ve Mülkiyet Komisyonu: Devlet Malı Yasa Tasarısı Genel Kurul Notları.” (Mart 2026).
  • Bosna-Hersek Anayasa Mahkemesi (Constitutional Court of BiH): “Taşınmaz Malların Mülkiyet Haklarına İlişkin İçtihat Kararları Derlemesi.”
  • Venedik Komisyonu (Avrupa Konseyi): “Amicus Curiae Brief on the Draft Law on State Property in Bosnia and Herzegovina.” (2025-2026 İncelemesi).
  • Balkan Insight / BIRN: “The Deadlock in Sarajevo: Why the Chief Negotiator Appointment is Stalled.” (Analiz: Nisan 2026).
  • Dayton Barış Antlaşması Genel Çerçevesi: “Ek 4: Bosna-Hersek Anayasası ve Yetki Dağılımı Maddeleri.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ